yak

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈjæk/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/jæk/ ,USA pronunciation: respelling(yak)

Inflections of 'yak' (v): (⇒ conjugate)
yaks
v 3rd person singular
yakking
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
yakked
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
yakked
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
yak nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (large ox)tibet sığırı, tibet öküzü, yak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Yaks live in the mountainous regions of central Asia.
yak nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (talk, chatter) (resmi olmayan dil)gevezelik, laklak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We had a yak about the weather.
yak viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." informal (talk, chatter) (resmi olmayan dil)çene çalmak, gevezelik etmek, laklak etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Tom is always yakking about politics.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
yakety-yak,
yackety-yak
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (incessant talk, chatter)boş konuşma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çenesi düşme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Will she never shut up? It's yackety-yak all day long!
yakety-yak viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." informal (chatter)çenesi düşmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  gevezelik etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

yak' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'yak'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.