wrecked

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/rɛkt/

Bu sayfada: wrecked, wreck

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
wrecked adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (destroyed, badly damaged)harap olmuş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hasar görmüş, hasara uğramış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The emergency services removed the wrecked vehicles from the motorway.
wrecked adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (plans: ruined, spoiled) (plan)bozulmuş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  mahvolmuş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Richard was unhappy because of his wrecked plans.
wrecked adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." slang, figurative (extremely drunk) (argo)zil zurna sarhoş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Rob got completely wrecked at the party.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
wreck nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (remains of ship)gemi enkazı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There are a lot of wrecks in the waters around this coast.
wreck vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (car, bike)kaza yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
wreck nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ship: action of being wrecked)enkaz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  karaya oturma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The wreck occurred in dreadful weather conditions.
wreck,
wreckage
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
([sth] ruined)yıkılmış/mahvolmuş/harap olmuş şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After the fire, Mary gazed at the wreck of her home; she had lost everything.
wreck nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (car crash)trafik kazası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A wreck on Larry's route to work caused delays and made him late.
wreck,
old wreck
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(old car)hurda araba i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You're not driving that old wreck, are you? Why don't you get a new car?
wreck nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] devastated, exhausted)mahvolmuş/yıkılmış kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Zoe was a wreck after working fourteen-hour days for six months.
wreck [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (ruin)bozmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  berbat etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  mahvetmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The rain wrecked Melanie's plans to go on a picnic.
wreck [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (ship: destroy)enkaz haline getirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  imha etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  yok etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  mahvetmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The storm wrecked the ship.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
wreck vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." ([sb], reputation)ününü zedelemek, şöhretini/ismini lekelemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'wrecked' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

wrecked' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'wrecked'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.