witness

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈwɪtnəs/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈwɪtnɪs/ ,USA pronunciation: respelling(witnis)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
witness nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (observer)şahit, tanık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He was a witness to the crime.
 O suçun görgü şahidiydi (or: tanığıydı).
witness vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (see, observe)şahit olmak, tanık olmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Bob witnessed the crime being committed.
 Ahmet suçun işlendiğine şahit oldu (or: tanık oldu).
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
witness nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person giving evidence) (mahkemede ifade veren)tanık, şahit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The witness testified in court that he saw the crime.
witness [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (formally observe)tanıklık etmek, şahitlik etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The contract signing was witnessed by his friend.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
bear false witness v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (lie in court)yalancı şahitlik yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The law takes the act of bearing false witness very seriously.
bear false witness v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (Bible: lie about [sb])yalancı şahitlik yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The sin of bearing false witness is a serious offense before God.
bear false witness against [sb] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (Bible: lie about [sb](birisine karşı)yalancı şahitlik yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You shall not bear false witness against your neighbor.
bear witness to [sth] vtr + n (testify) (bir şeye)tanıklık etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  tanık olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
bear witness against [sb] vtr + n (testify) (birisinin aleyhine)tanıklık yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 A wife cannot be forced to bear witness against her husband.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'witness' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: witness a [robbery, murder, crime], [a, the] [key, silent, main] witness, took his witness [declaration, statement], daha fazlası...

witness' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'witness'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.