white

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'white': /waɪt/, /ˈhwaɪt/; 'White': /waɪt/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/hwaɪt, waɪt/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(hwīt, wīt)


Inflections of 'white' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
whiter
adj comparative
whitest
adj superlative
Inflections of 'white' (v): (⇒ conjugate)
whites
v 3rd person singular
whiting
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
whited
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
whited
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (palest colour) (renk)beyaz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Do you have this dress in white or black?
white adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (white in colour)beyaz, ak s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She printed the document on white paper.
 Dokümanı beyaz kağıt üzerine yazdırdı.
white adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (skin: pale)beyaz, ak s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I am so white that I never tan.
 O kadar beyaz tenliyim ki hiç bronzlaşamıyorum.
white adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (fair-skinned) (ırk)beyaz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 While there are many white people in this city, the number of other races has increased dramatically.
 Bu şehirde pek çok beyaz insan bulunmakla beraber, diğer ırklardan insanların sayısı da büyük ölçüde artmıştır.
white,
whites
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors."
(of white-skinned race) (beyaz ırktan olanlar)beyazlar çoğ i
 The whites generally voted for one candidate, while the blacks usually voted for another.
 Beyazlar genelde bir adaya oylarını verirken, zenciler ise diğer aday için oylarını kulandılar.
white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (egg white)yumurta akı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Separate the white of the egg from the yolk.
white adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (coffee: milky) (kahve)sütlü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 My husband doesn't like milk in his coffee, but I take mine white.
white adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (wine: Chardonnay, etc.) (şarap)beyaz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 We usually drink white wine with fish.
white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (white piece in games) (satranç, vb.)beyaz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Do you want to be white or black in the chess match?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
white adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (with snow)karlı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  beyaz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 We will have a white Christmas if the weather prediction comes true.
white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (player using white piece)beyaz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 White moved his king one space. Now it is black's turn.
white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (unmarked part of page) (sayfada)boş alan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can write your comments in the white of the page.
white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (space in printing)aralık, boşluk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Leave more white between the lines of type.
whites nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (cricket, tennis outfit)tenis kıyafeti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He put on his whites for the tennis game.
whites nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (washing: white items)beyaz çamasırlar, beyazlar çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 I just washed the colours, so now I need to wash the whites.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
black and white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (grayscale)siyah beyaz resim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He asked the director why she had chosen to use black and white for her movie.
black and white,
black-and-white
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(in grayscale)siyah beyaz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
Not: Hyphens are used when the adjective precedes the noun.
 Black-and-white photography relies on composition rather than color.
black and white,
black & white
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US, informal (police car)polis aracı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
black and white,
black-and-white
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
figurative (clear, defined) (mecazlı)bariz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  açık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The situation may seem very black and white to you, but actually it's more complicated.
black-and-white photography nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (taking photos without colour)siyah-beyaz fotoğrafçılık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He specialized in black-and-white photography.
butternut,
white walnut
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US (type of edible nut)ak ceviz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 John prepared a side dish of butternuts.
butternut,
white walnut
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US (nut tree: North America)ak ceviz ağacı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Marsha walked through a forest of butternuts.
butternut,
white walnut
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US (wood of butternut tree) (tahta)ak ceviz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tim made a table out of butternut.
calico (US),
tortoiseshell-and-white (UK)
n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood."
(cat: with coloured markings) (kedi)üç renkli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
egg white nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (albumen: non-yolk part of an egg)yumurta akı, yumurtanın akı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can't make meringues without egg whites.
Snow White nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (female character in a fairy tale)Pamuk Prenses i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Snow White bit into the poisoned apple and fell fast asleep.
white blood cell nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (white corpuscle, leukocyte)akyuvar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  beyaz kan hücresi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (tıp)lökosit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 As she recovered, her white blood cell count dropped into the normal range.
white bread nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (bread baked with bleached flour)beyaz ekmek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Wholewheat bread is more nutritious than white bread.
white elephant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (unwanted item)istenmeyen eşya i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
white goods nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (household appliances)beyaz eşya i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 White goods often go on sale after Christmas.
white goods nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." US (bed sheets)çarşaf takımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The company manufactures white goods for hotel bedrooms.
the White House nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (official residence of US President)Beyaz Saray i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 President Obama and family were the residents of the White House from January 2009 to January 2017.
white lie,
little white lie
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(fib)masum yalan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  beyaz yalan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His baby was ugly, but I told a little white lie and said it was cute.
whiteout nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. mainly US (weather conditions: snowing heavily)tipi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
white paper nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (official document)resmi evrak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  resmi rapor i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 White papers are issued by governments, companies, or other important organizations.
white tie nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (men's formal dress)(smokinle beraber takılan) beyaz papyon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  smokin ve beyaz papyondan oluşan resmi erkek kıyafeti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'll be wearing white tie to the mayor's ball.
white water nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fast-moving foamy water)akarsu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  köpüklü su i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 White water rafting is a very adventurous sport.
white wine nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pale alcoholic drink made from grapes)beyaz şarap i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She sat at the bar drinking a glass of white wine.
white-collar adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (professional, middle class)beyaz yakalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  orta sınıf s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  meslek sahibi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
white-collar worker nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (office employee, clerical worker)ofis çalışanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hizmet personeli i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Labor Party seeks to represent both white-collar and blue-collar workers.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'white' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [two, three] egg whites, is [off-, eggshell, creamy] white, an [off-, eggshell, creamy] white, daha fazlası...

white' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'white'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.