whether

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciationshwɛðər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈhwɛðɚ, ˈwɛð-/ ,USA pronunciation: respelling(hweᵺər, weᵺ-)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
whether conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that." (if)olup olmadığını
 We're not sure whether it will rain.
 Yağmur yağıp yağmayacağını bilmiyoruz.
whether conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that." (regardless of which) (hangisi olursa olsun)ister... ister
 Anyone, whether rich or poor, can be affected by a natural disaster.
 Doğal afetler ister zengin ister fakir olsun herkesi etkiler.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
whether ... or ... conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that." (if it is [sth] or [sth])ister... ister
 Whether as a result of laziness or disinclination, the housework had clearly not be done for some time.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
ask if/whether vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (with clause: enquire) (olup olmadığını)sormak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I forgot to ask whether he could give me a lift to the party.
ask [sb] if/whether vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (with object, clause: enquire) (isteyip istemediğini, vb.)sormak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Rita asked me if I wanted dinner.
inquire whether/when/how,
enquire whether/when/how
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
formal (with clause: ask)sormak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Fred inquired whether Larry had time to help him move this weekend. Lucie enquired when the next train for King's Cross departed.
inquire as to whether/when/how/who/what,
enquire as to whether/when/how/who/what
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
formal (with clause: ask)sormak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  soruşturmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
see if,
see whether
viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived."
(find out)ortaya çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'll see if my father knows anything about it.
whether or not,
whether or no
conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that."
(no matter if, even if)olsa da olmasa da z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  -sa bile edatedat: Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilişkisi kurmaya yarayan yardımcı sözcüktür (örnek: "İstanbul'a kadar sadece seni görmeye geldim").
  -sa dahi edatedat: Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilişkisi kurmaya yarayan yardımcı sözcüktür (örnek: "İstanbul'a kadar sadece seni görmeye geldim").
 We'll go to the game whether or not it rains (or: whether it rains or not).
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'whether' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

whether' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'whether'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.