wept

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈwɛpt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/wɛpt/ ,USA pronunciation: respelling(wept)


From the verb weep: (⇒ conjugate)
wept is: Click the infinitive to see all available inflections
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."
Bu sayfada: wept, weep

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
wept,
weep
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
(weep: simple past)ağladı di'li geçmişdi'li geçmiş zaman: Fiilin belirttiği işin içinde bulunulan zamandan önce yapıldığını belirtir. Fiile "-dı, -di, -du, -dü (-tı, -ti, -tu, -tü)" ekleri getirilerek yapılır.
 Sheila wept as she talked about her late husband.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
weep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (cry)ağlamak, gözyaşı dökmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The man was weeping in a corner of the waiting room.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
weep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. colloquial (crying spell)ağlama nöbeti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Mary felt better after having a weep.
weep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (medical: exude fluid) (iltihap, sıvı, vb.)akmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  sızmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Conjunctivitis tends to make the eye weep.
weep for [sb/sth] vi + prep figurative (mourn, grieve for)yas tutmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (birisinin/bir şeyin)arkasından ağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The nation wept for the terrorism casualties.
weep for [sb/sth] vi + prep (shed tears for) (birisinin/bir şeyin)arkasından ağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Bill's family and friends went on weeping for him long after his funeral.
weep over [sth/sb] vi + prep (shed tears about)için gözyaşı dökmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Rose is such a sensitive child; she'll weep over any little thing.
weep for [sth],
weep with [sth]
vi + prep
(shed tears because of)-den ağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Agnes isn't sad; she is weeping for joy.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

wept' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'wept'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.