wedge

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈwɛdʒ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/wɛdʒ/ ,USA pronunciation: respelling(wej)

Inflections of 'wedge' (v): (⇒ conjugate)
wedges
v 3rd person singular
wedging
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
wedged
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
wedged
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
wedge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (V-shaped block)kıskı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  takoz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Polly pushed a wedge under the door to hold it open. The stonemason drove a wedge into the block of stone to split it.
wedge vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (stick into)saplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  sıkıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
wedge [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (secure with a wedge)takozlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  takoz ile sıkıştırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Peter wedged the door to make sure it didn't swing closed.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
wedge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (type of golf club)golf sopası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The golfer chose a wedge for her next shot.
wedge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (piece: of cake, etc.) (pasta)dilim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  parça i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Dan served his guests coffee with a wedge of cake each.
wedge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. often plural (shoe with wedge heel)dolgu topuklu ayakkabı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Nancy was wearing wedges.
wedge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (mathematics: triangular prism) (matematik)üçgen prizma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'wedge' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [flew, attacked] in a wedge formation, a [wooden, metal, lead, steel] wedge, a [door, window, tripod] wedge, daha fazlası...

wedge' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'wedge'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.