warp

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈwɔːrp/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/wɔrp/ ,USA pronunciation: respelling(wôrp)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
warp viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (bend out of shape)şekli bozulmak, biçimi bozulmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  yamulmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The wood had warped and was no longer any use as a building material.
warp viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (no longer straight)çarpılmak, eğrilmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  (gündelik dil)yamulmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
warp [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (bend out of shape)eğriltmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yamultmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Damp had warped the floorboards in the old cottage.
warp vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (thoughts, mind)doğru yoldan ayrılmak, sapıtmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
warp nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (no longer straight)çarpıklık, eğrilik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gündelik dil)yamukluk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
warp nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fabric: lengthwise threads) (dokuma tezgahındaki)boyuna ip i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
warp [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (aeronautics: curve a surface)kavisleştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eşdizimler: traveling at warp speed, has a warp [engine, drive], a [time, shape, space] warp, daha fazlası...

warp' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'warp'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.