void

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈvɔɪd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/vɔɪd/ ,USA pronunciation: respelling(void)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
void adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (without force)geçersiz, hükümsüz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The contract was declared void by the judge.
 Hâkim, sözleşmenin hükümsüz olduğunu beyan etti.
void adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (invalid) (bilet, vb.)geçersiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hükümsüz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This ticket is void.
void of [sth] adj + prep (lacking)yoksun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She was void of any sense of humour.
void vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (to invalidate)geçersiz kılmak, geçersiz hale getirmek, hükümsüz kılmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He voided the tickets when we got on the bus.
 Otobüse bindiğimizde biletimizi yırtarak geçersiz hale getirdi ki bir daha kullanamayalım.
the void nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (emptiness)boşluk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The satellite continued into the void.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
void adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." formal (empty)boş, bomboş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I peered in through the window, expecting to see Leah there, but the room was void.
void adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (cards: with none) (iskambil)eksik s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yok s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She was void in diamonds.
void adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (check: not valid) (çek)hükümsüz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The check was marked void and was worth nothing.
void nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (cards: lack of a suit)eksiklik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I have a void in spades.
void viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (evacuate bowels)bağırsakları boşaltmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  dışkılamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He was unable to void for a while after the operation.
void [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (empty)boşaltmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  tahliye etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They voided the building of all its occupants.
void [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (physiology: evacuate) (bağırsakları, vb.)boşaltmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The laxatives helped him to void his bowels.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'void' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: void the [check, warranty, contract], a [static spatial, virtual] void, is void of any [responsibility, quality], daha fazlası...

void' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'void'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.