voiced

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/vɔɪst/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/vɔɪst/ ,USA pronunciation: respelling(voist)

From the verb voice: (⇒ conjugate)
voiced is: Click the infinitive to see all available inflections
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."
Bu sayfada: voiced, voice

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
voiced adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (linguistics: using vocal chords) (dilbilimi)titreşimli, sesli, ötümlü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The "th" in "them" is a voiced consonant sound.
voiced,
-voiced
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
as a suffix (having particular voice)(güzel, vb.) sesli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The deep-voiced actor is ideal for this role in the play.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
voice nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (human sound)ses, seda i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His voice was loud and strong.
 Gür ve güçlü bir sesi vardı.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
voice nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ability to speak) (konuşma yetisi)ses i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After yelling so much at the basketball game, he lost his voice for the next two days.
voice nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (grammar) (dilbilimi)ses i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This sentence is written in the passive voice.
voice nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ability to sing)şarkı sesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She has one of the best voices in the group.
voice nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (music: role)ses i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She sang third voice.
voice [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (express, state)dile getirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ifade etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The Senator voiced his opposition to the legislation.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'voiced' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

voiced' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'voiced'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.