venture

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈvɛntʃər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈvɛntʃɚ/ ,USA pronunciation: respelling(venchər)

Inflections of 'venture' (v): (⇒ conjugate)
ventures
v 3rd person singular
venturing
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
ventured
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
ventured
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
venture viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (dare to go)-e gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  cesaret edip gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The children ventured into the abandoned house. The explorer ventured to unknown lands.
venture viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (risky direction)tehlikeye atılmak, riske girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
venture viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (guess)şansa bırakmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  tahminde bulunmak, tahmin etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
venture viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (to say, a thought)cüret etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  göze almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
venture nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (risky activity)tehlikeli iş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  riskli girişim/teşebbüs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jane led a venture to cross the Sahara.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
venture nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (risky commercial activity)riskli girişim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  riskli iş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You should always make sure you know the risks associated with any venture you invest in.
venture out vi + adv (dare to go out)dışarı çıkmaya cesaret etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Samantha ventured out despite the rain.
venture to do [sth] vi + prep (dare: to do [sth](bir şey yapmaya)cesaret etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  cesaret edip girişmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 After months of liking her, James finally ventured to ask Miranda out.
venture [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (brave dangers of)cesurca göğüslemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The captain had ventured the seas for years.
venture [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (expose [sth] to risk)riske atmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The businessman ventured his house as capital for his project. Lara ventured her life to help those infected by the virus.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
joint venture nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (business: joint enterprise)ortak girişim, müşterek teşebbüs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Otter Media is a joint venture between AT&T and the Chernin Group.
joint-venture [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (establish as joint venture)ortak girişim kurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  müşterek teşebbüs kurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
joint-venture viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (enter into joint venture)iş ortaklığına girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
venture a guess v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (guess)tahminde bulunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Anyone who ventures a guess will be awarded a prize.
venture capital nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (investment in new enterprises)risk sermayesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  girişim sermayesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Many companies that set out to raise venture capital fail in their efforts.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'venture' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: is a venture capitalist, [seal, put up, assign] venture capital, venture to [say, guess, think, suggest], daha fazlası...

venture' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'venture'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.