trusted

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtrʌstɪd/


Bu sayfada: trusted, trust

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
trusted adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (friend: trustworthy)güvenilir, güvenilen, itimat edilen, emin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The traveller was shocked when his trusted companions turned out to be robbers, who had only befriended him in order to take his money.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
trust vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (believe)inanmak, güvenmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She trusts his words.
 Onun sözlerine güvenir.
trust vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (have confidence in)itimat etmek, güvenmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I trust my brother.
 Erkek kardeşime güvenirim.
trust vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (can rely on)güvenmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (mecazlı)bel bağlamak, dayanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He trusts his car.
 Arabasına güveniyor.
 Bu konuda ona bel bağlamayın, sizi hayal kırıklığına uğratabilir.
trust vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (rely on [sb](birisine)güvenmek, itimat etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He trusts her to help him.
 Yardım etmesi için ona güveniyor.
trust in [sb/sth] vi + prep (have faith in) (inancı olmak)inanmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  güvenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 "Trust in the Lord!" proclaimed the preacher.
trust [sth] to [sb] vtr + prep (entrust)emanet etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I trust my life to you.
trust viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (have confidence in others) (başkalarına)güvenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  itimat etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It took the stray cat a long time to learn to trust.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (confidence)güven, itimat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You have my trust - I feel I can tell you anything.
 This sentence is not a translation of the original sentence. Kardeşime olan güvenim sonsuzdur.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (reliance on integrity)güven, itimat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I have trust in your honesty.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (hope, faith)güven, itimat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  inanç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I have trust in the tutor now, and hope that I will be alright.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (confident expectation)umut, ümit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I have trust that he will not let me down.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (responsibility, obligation)sorumluluk, mesuliyet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He will not abuse the position of trust which he has been given.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (credit)kredi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tröst i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We sell on trust to certain customers we know well.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (custody)velayet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  himaye i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Roxburgh castle remained in the trust of William Neville.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (law: means of holding property)himaye i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gözetim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The property was held in trust for the children until they turned 18.
trust nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (commerce: monopoly, oligopoly)tekel i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The regulators who attacked monopolies were called "trust busters."
trust,
trust that
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(with clause: be confident)inancı olmak, inanmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  güvenmek, itimat etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I trust that my problem with the tutor will resolve itself.
trust,
trust that
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(with clause: hope)ummak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ümit etmek, umut etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I trust you had a good time?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'trusted' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a trusted [friend, colleague, relative, coworker, ally, lender, bank], a trusted [port, connection, network], a trusted [witness, informant], daha fazlası...

trusted' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'trusted'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.