trial

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtraɪəl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈtraɪəl, traɪl/ ,USA pronunciation: respelling(trīəl, trīl)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (resolution of legal issue in court)duruşma, dava i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The prosecutor presented evidence at the trial.
 Savcı, duruşmada delilleri sundu.
trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (experimental attempt)araştırma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çalışma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They tested the device in a controlled trial.
trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (clinical test)deney, klinik test i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The drug trial lasted for three years before the drug was approved.
 Bu ilaç, piyasaya sürülmeden önce üç yıl boyunca klinik testlerden geçti.
trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. often plural (competitive event) (spor, vb.)seçmeler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 The time trials determine who competes in the final race.
trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. often plural (contest for animals)yarışmalar çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 I am taking my filly to the horse trials tomorrow.
trials nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (difficulty)zorluk, güçlük i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sıkıntı, dert i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I have had such trials trying to find a new job.
trial [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (test)deneme yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  test etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They are trialling a new drug for cancer.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
clinical trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (controlled testing)klinik deneme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They're asking for volunteers for clinical trials of a new drug.
put [sb] on trial v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (make appear in court)mahkeme karşısına çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Sometimes innocent people are put on trial for murder.
show trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (trial with predetermined outcome)göstermelik duruşma/yargılama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Many show trials were conducted during Stalin's reign of terror. Show trials are meant to set an example.
time trial nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sport: timed qualifying)zamana karşı yarış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some stages of the Tour de France are road races; others are time trials.
trial and error nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (learning from mistakes)deneme yanılma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
trial-and-error n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (characterized by learning from mistakes)deneme yanılma isim s.
trial balance nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (bookkeeping: check equality)geçici mizan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  geçici bilanço i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'trial' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: trialed in [Switzerland], a [murder, fraud, civil, federal, rape] trial, for a trial period, daha fazlası...

trial' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'trial'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.