travel

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtrævəl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈtrævəl/ ,USA pronunciation: respelling(travəl)


Inflections of 'travel' (v): (⇒ conjugate)
When both "l" and "ll" forms exist, spellings with a double "l" are correct, but rare, in US English, while those with a single "l" are not correct in UK English.
travels
v 3rd person singular
travelling
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing." (Mainly UK)
traveling
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing." (US)
travelled
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed." (Mainly UK)
traveled
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed." (US)
travelled
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked." (Mainly UK)
traveled
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked." (US)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
travel viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (move from place to place)seyahat etmek, yolculuk etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  gezmek, dolaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 I love to travel.
 Seyahat etmeyi çok severim.
 Bu çocuk, gezmeyi hiç sevmez.
travel viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (advance)yol almak, ilerlemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The trucks travelled along the road.
 Kamyonlar, yol boyunca ilerlediler.
travel viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (light, sound)yol almak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Sound travels far in the canyon.
travel nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (act of travelling)yolculuk, seyahat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gezi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My brother likes foreign travel.
travels nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (journeys)yolculuklar, seyahatler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
  geziler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 He met many people on his travels.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
travel nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (movement on a road) (yolda)hareket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  trafik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There is a lot of travel on this road.
travel nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (machinery: movement of a part) (makine)hareket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The travel on this chain really needs fixing.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
travel around vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (go to many places)pek çok yeri gezmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
travel to [sth] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] (go or journey to: a place)-e yolculuk etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  -e seyahat etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
air travel nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable (plane journeys)uçak yolculuğu, hava yolculuğu, hava seyahati i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Air travel is no longer the journey of wonderment it was fifty years ago.
airline travel nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (making journeys by passenger plane)uçak yolculuğu/seyahati i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Since the events of September 11, 2001, airline travel has significantly changed.
motion sickness,
travel sickness
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(dizziness from movement)yol tutması, taşıt tutması i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
time travel nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sci-fi: transportation to past or future)zamanda yolculuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  zaman yolculuğu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
travel agency nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (company that arranges travel)seyahat acentesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The travel agency can help you plan your itinerary. They went to the travel agency to buy a holiday.
travel agent nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (company that sells holidays)seyahat acentası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I always book my holidays at the same travel agent.
travel agent nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] employed to sell holidays)seyahat danışmanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The travel agent sold us a vacation to Bermuda.
travel arrangements nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." informal (plans for a journey)seyahat ayarlamaları çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
travel expenses,
also US: traveling expenses,
also UK: travelling expenses
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors."
(costs incurred during travel)yol masrafları çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
travel guide nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: tour leader) (kişi)rehber, tur rehberi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 If the travel guide does a good job, we'll give her a nice tip.
travel guide nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (guidebook)seyahat rehberi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gezi rehberi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
travel sickness nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (nausea caused by motion)(yolculuk sırasında) mide bulantısı, yol tutması i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He can't travel in trains for long periods because of travel sickness.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'travel' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: travel the [world, country], [business, leisure, tourist, adventure] travel, travel [arrangements, guides, plans, agencies, insurance], daha fazlası...

travel' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'travel'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.