trading

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtrædɪŋ/

From the verb trade: (⇒ conjugate)
trading is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: trading, trade

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
trading nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (exchange)değiş tokuş, değişme, değiştirme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The market had been open for an hour and trading was brisk.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
trading nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (finance) (finans)alım satım, hisse alım satımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Dave decided on a career in trading.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
trade nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (commerce)ticaret i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 International trade has been increasing over the last few years.
 Uluslararası ticaret, son birkaç yıldır artmaya devam etmektedir.
trade nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (profession)meslek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sanat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  işkolu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He's one of the best doctors in the trade.
trade adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (professional) (bir meslekle ilgili)mesleki s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The trade magazine was read by everybody in the industry.
 Mesleki dergi, o endüstri alanında iş yapan herkes tarafından okundu.
trade nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (handicraft)zanaat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  el sanatı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The printer's trade has changed since the days of metal type. Not everyone wants to pursue an intellectual career and many young people with manual skills go into trade.
the trades nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (business: manual work)el becerisi gerektiren işler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 After completing an apprenticeship, he got a job in the trades.
trade [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." mainly US (swap: exchange)değiş tokuş etmek, değişmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Want to trade baseball cards with me?
trade [sth] for [sth] vtr + prep mainly US (swap: exchange [sth] for [sth] else)değiş tokuş etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  takas etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He traded his bar of chocolate for her biscuit.
trade viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (do business)iş yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  alım satım yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ticaret yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Our company has been trading for over fifty years.
trade with [sb/sth] vi + prep (do business with)ile iş yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I trade with him from time to time.
trade [sth] with [sb],
trade [sth] with [sb] for [sth]
vtr + prep
informal (exchange or swop [sth] with)değiş tokuş etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Jack traded the cow with a merchant for a handful of beans.
trade viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (deal in the stock market)borsacılık yapmak, borsada çalışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 What does he do in the city? Does he trade?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
trade nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (exchange)değiş tokuş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  takas i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mübadele i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I like your coat. Do you want to do a trade for my new skirt?
trade nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (customers)müşteri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  alıcı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Let them have the table cheap. They are good trade.
trade nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (people involved in a trade)zanaatçı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tüccar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We sell wholesale to them because they are trade.
trade n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (business to business)ticari s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This is a trade newsletter, which we send to similar businesses.
trade n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (edition: for general sale)genel s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 A trade edition is one intended for general distribution to the public.
trades nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (trade winds)alize rüzgarları çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 The trades usually helped the merchant ships to sail faster.
trade in [sth] vi + prep (sell)satmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ticaretini yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 This company trades in industrial machinery.
trade vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (buy and sell)alım satımını yapmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ticaretini yapmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 This shop trades second-hand video games.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
trading | trade
İngilizceTürkçe
insider trading nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (illegal stock market activity) (borsa)içeriden bilgi ticareti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Martha Stewart served jail time for insider trading.
trading floor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (stock exchange: room where trading is done)(borsa) satış salonu, alım satım salonu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They're saying on the trading floor that the stock market is going to crash. The trading floor at the New York Stock Exchange is a madhouse all day long.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'trading' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: trading cards, insider-trading tips, a trading company, daha fazlası...

trading' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'trading'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.