town

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtaʊn/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/taʊn/ ,USA pronunciation: respelling(toun)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (small city) (küçük şehir)kasaba i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I grew up in a town of about 10,000 people.
 Ben nüfusu yaklaşık 10 bin kişilik bir kasabada büyüdüm.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (commercial centre)çarşı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  şehir merkezi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Are you going into town today?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
Cape Town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (city in South Africa) (Güney Afrika'da bir şehir)Cape Town i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Cape Town is the second most populous city in South Africa.
city center (US),
city centre,
town centre (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(town: central area)şehir merkezi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I don't want to drive through the city center in rush hour.
city planning,
town planning
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(urban development)şehir planlama, kent planlama, şehir planlaması i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  şehircilik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The city council is responsible for city planning.
home town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (town or city where one grew up)kişinin doğup büyüdüğü yer, memleket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Linda had not been back to her home town of Sydney for many years.
home town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (town or city where one lives)kişinin yaşadığı şehir i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Pinehurst residents have plenty of reasons to be proud of their hometown.
old town,
Old Town
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(city: historic part)şehrin tarihi kısmı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
out of town advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (away: from home, work)şehir dışında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  dışarıda z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I'll be out of town for the next few days. Our project manager is out of town for the next three weeks.
paint the town red,
paint the town
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
figurative (go out and celebrate) (argo)ortamlara akmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  sokaklarda kutlama yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 To celebrate their win, the whole football team went out to paint the town red.
sister city (US),
twin town (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(town twinned with another)kardeş şehir i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Our sister city is in Germany.
spa,
spa town
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(town with mineral spring)termal/kaplıca otel, spa otel i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Parts of many Jane Austen novels are set in the spa town of Bath.
toast of the town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (hero) (mecazlı)kahraman i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After he saved the kittens from the fire, Mike became the toast of the town.
town car nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (luxury vehicle)lüks araba, lüks otomobil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The executive was picked up in a Lincoln town car.
town council nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (municipal government)belediye meclisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He was elected to the town council with a large majority of the votes. The town council has decided to raise taxes in the area.
town hall nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (city's council building)belediye binası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  belediye sarayı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There's a meeting at the town hall tonight.
town house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (home in a city)sıra ev, sıra villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Town houses usually share their side walls with similar buildings.
town house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (terraced house)sıra ev, sıra villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The fire quickly spread to a row of town houses.
town house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (large residence in a city)sıra ev, sıra villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 George was rich enough to buy a town house in Manhattan.
town square nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (city's market place or public arena)şehir meydanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kent meydanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'town' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a [small, large, big, major] town, the town [hall, daily, newspaper, square, center], a [historic, forgotten, rich, modern, green] town, daha fazlası...

town' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'town'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.