teasing

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtiːzɪŋ/

From the verb tease: (⇒ conjugate)
teasing is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: teasing, tease

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
teasing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (maliciously making fun of)sataşma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  alay etme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The little girl cried all night because of the bullies' teasing.
teasing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (playfully making fun of)(arkadaşça) takılma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  muziplik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Chris got a lot of teasing from his friends when they found out about his unusual new hobby.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
teasing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (seductive)baştan çıkarıcı, baştan çıkaran s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  şuh s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  iç gıcıklayıcı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 In the movies, no man could resist her teasing smile. Real life was different.
teasing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (vexing)can sıkıcı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  sinirlendiren, kızdıran s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  alaycı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The other children repeated the teasing rhyme until Alison burst into tears.
teasing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (playful)şakacı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  muzip s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I was about to get angry, but then I noticed Tony's teasing expression.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
tease vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make fun of)alay etmek, sataşmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (mecazlı)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I got teased at school because my hair looked funny.
 Saçımı garip bulup okulda benimle alay ettiler.
 Kız arkadaşı olmadığını bilen arkadaşları sürekli takılıyorlardı ama onun umurunda bile değildi.
tease [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (annoy)takılmak, dalga geçmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  kızdırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ilişmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Stop teasing your little sister!
tease [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (tantalize)iştahını kabartmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She teased us with smells of roasted garlic and herbs.
tease [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (flirt with)flört etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (argo)kırıştırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Rachel is always teasing me but she never puts out.
tease [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (comb: hair)taramak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She teased her hair into a beehive style for the party.
tease viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (disturb, provoke)şataşmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  taciz etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He's always teasing.
tease,
teaser
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (person who teases)şakacı kimse, muzip i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  takılgan kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Your brother's always a tease. I never know if I can trust him.
tease,
teaser
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (flirt)cilveli kadın i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She's such a tease, wearing clothes like that.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'teasing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: teasing [comments, jokes, remarks], teasing [behavior, clothes, lingerie], [wearing, sporting, dressed in] a teasing outfit, daha fazlası...

teasing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'teasing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.