teaser

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈtiːzə/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(tēzər)

Bu sayfada: teaser, tease
'teaser' 'tease' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'teaser' is an alternate term for 'tease'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
teaser,
tease
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(person who teases)başkalarına takılmayı seven/muzip kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Don't be such a teaser – just tell me straight!
teaser nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (advertisement)(merak uyandıran) reklam i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The ad was just a teaser to get people into the store.
teaser nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (TV, film: trailer)(TV, film) fragman/tanıtma filmi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
teaser nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (question, puzzle)bulmaca i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  zor soru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The puzzle turned out to be a challenging teaser.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
teaser nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fishing lure) (olta)yem i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
tease vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make fun of)alay etmek, sataşmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (mecazlı)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I got teased at school because my hair looked funny.
 Saçımı garip bulup okulda benimle alay ettiler.
 Kız arkadaşı olmadığını bilen arkadaşları sürekli takılıyorlardı ama onun umurunda bile değildi.
tease [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (annoy)takılmak, dalga geçmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  kızdırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ilişmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Stop teasing your little sister!
tease [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (tantalize)iştahını kabartmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She teased us with smells of roasted garlic and herbs.
tease [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (flirt with)flört etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (argo)kırıştırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Rachel is always teasing me but she never puts out.
tease [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (comb: hair)taramak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She teased her hair into a beehive style for the party.
tease viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (disturb, provoke)şataşmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  taciz etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He's always teasing.
tease,
teaser
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (person who teases)şakacı kimse, muzip i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  takılgan kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Your brother's always a tease. I never know if I can trust him.
tease,
teaser
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (flirt)cilveli kadın i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She's such a tease, wearing clothes like that.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eşdizimler: a [movie, show, video] teaser, a teaser of the (new) [movie], [play, watch, post, share] a [movie] teaser, daha fazlası...

teaser' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'teaser'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.