swelling

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈswɛlɪŋ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈswɛlɪŋ/ ,USA pronunciation: respelling(sweling)

From the verb swell: (⇒ conjugate)
swelling is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: swelling, swell

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
swelling nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (of injury)(yara) şişme, şişlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The doctor warned Emily not to put any weight on her ankle until the swelling went down.
swelling nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (increased amount)(miktar) yükselme, artma, çoğalma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 As the economy improves, we can expect a swelling in the job market.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
swelling adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (increasing in size) (su, vb.)yükselen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kabaran s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  artan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The swelling river threatened to burst its banks.
swelling nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (protuberance)kabarıklık, kabartı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yumru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The man had a swelling on the back of his neck.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
swell viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (expand, grow)şişmek, kabarmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  büyümek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  artmak, yükselmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Wendy's ankle swelled after she slipped on the wet rocks.
swell viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (get bigger)artmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  çoğalmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  büyümek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The club started out as just a few people, but membership has been swelling over the past six months.
swell viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (grow louder) (ses)yükselmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Somebody opened the front door of the house where the party was being held, and the music swelled.
swell [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (increase [sth])artırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  çoğaltmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Office workers came out into the street to see what the commotion was about, swelling the crowd.
swell adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." US, ironic, slang (not good)kötü, hiç de iyi olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 A flat tire when I'm already late for work? Well, that's just swell!
swell adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." US, dated, slang (great)çok iyi, harika, fevkalâde s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Larry's just landed a swell new job.
swell nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ocean wave)(deniz) dalga i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The swell of the ocean rocked the boat gently.
swell interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" US, dated, slang (great)harika, müthiş, süper ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 You can make it tonight? Swell!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'swelling' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a swelling [storm, cloud], a swelling [number, amount, quantity[ (of), [manage, deal with, direct] the swelling number of, daha fazlası...

swelling' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'swelling'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.