superior

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/suːˈpɪərɪə/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/səˈpɪriɚ, sʊ-/ ,USA pronunciation: respelling(sə pērē ər, sŏŏ-)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
superior adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (better)daha iyi, daha güzel, daha üstün s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The superior product is the more expensive one.
superior to [sth/sb] adj + prep (better than) (başka bir şeye nazaran)daha iyi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  daha üstün s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That car is superior to this one because it is more aerodynamic and more fuel-efficient.
superior adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (of higher rank)daha yüksek rütbeli/mevkili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Patricia has been moving up the ladder at work, getting promotions to superior positions every few years.
superior to [sb] adj + prep (of higher rank than) (rütbe, görev)üst s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yüksek s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Gerald is the manager, so he is superior to Robert, who is only the deputy manager.
superior adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (self-satisfied, arrogant)kendini beğenmiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  mağrur, kibirli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  burnu büyük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I can't stand Paul's superior attitude.
superior nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] of higher rank)amir, üst i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 If you want a pay rise, speak to your superior.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'superior' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: superior [size, speed, strength], is made of superior quality [materials, steel], are superior in [number, strength], daha fazlası...

superior' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'superior'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.