sum

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈsʊm/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/sʌm/ ,USA pronunciation: respelling(sum)


Inflections of 'sum' (v): (⇒ conjugate)
sums
v 3rd person singular
summing
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
summed
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
summed
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (total, aggregate)toplam, yekûn, mecmu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  meblağ, tutar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The sum of two plus two is four.
sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (arithmetic: calculation)matematik problemi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The maths teacher gave the class some sums to do.
sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (quantity of money)yekun i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  meblağ i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tutar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  toplam i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It was a large sum and Rachel realised she would have to borrow some money from the bank to pay it.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
sum vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (add)toplamak, toplamını almak, yekûn çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
sum [sth] up,
sum up [sth]
vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game."
(summarize)özetlemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hulasa etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  toparlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I would like to sum up my position by saying I'm right and you're wrong. To sum up the situation, we're in big trouble!
sum up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (give a summary) (konuyu, vb.)toplamak, toparlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The speaker was coming to the end of her talk and began summing up.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
a tidy sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (large amount of money)büyük miktarda para i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
dim sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Chinese foods served before noon with tea) (öğleden önce çay ile servis edilen)Çin mezesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Every culture has its own appetizers or small dishes -- Greek mezes, Spanish tapas, and Chinese dim sum are just a few.
dim sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Chinese meal: light brunch or lunch) (Çin)hafif öğle yemeği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
in sum advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in brief, in short)özetle z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kısaca, sözün kısası z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 In sum, the performance of the supervisors improved significantly as a result of the training.
large sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (considerable amount of money)büyük meblağ i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His grandfather died and left him a large sum of money.
lump sum nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (money: one-off payment)toplu ödeme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bir defada yapılan ödeme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can get your lottery winnings as a lump sum or in annual payments. She paid off her debts in one lump sum.
lump-sum adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (payment: one-off) (ödeme)peşin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  toplu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  toptan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Your family will receive a lump-sum payment in the event of your death.
sum of money nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (amount of money)meblağ, para tutarı, para yekunu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Three trillion dollars is an enormous sum of money, even for the government.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sum' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a lump sum payment, spent a tidy sum on this [house, car, suit], made a tidy sum on the [scheme, project], daha fazlası...

sum' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sum'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.