subdue

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/səbˈdjuː/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/səbˈdu, -ˈdju/ ,USA pronunciation: respelling(səb do̅o̅, -dyo̅o̅)

Inflections of 'subdue' (v): (⇒ conjugate)
subdues
v 3rd person singular
subduing
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
subdued
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
subdued
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
subdue vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make softer)yumuşatmak, yumuşak hale getirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
subdue vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (repress)bastırmak, baskı altında tutmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  boyun eğdirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  baskı yapmak, zorlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
subdue [sth/sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (overpower)etkisiz hale getirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (gündelik dil)alt etmek, hakkından gelmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Martha managed to subdue her attacker. The emergency services manage to subdue the inferno.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
subdue vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (military)boyunduruk altına almak, kontrolüne almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'subdue' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: subdue [a gunman, the audience, the enemy, a revolt], the [champions, favorite] subdued [their opponents, the challenger], (had to be) subdued by force, daha fazlası...

subdue' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'subdue'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.