style

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈstaɪl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/staɪl/ ,USA pronunciation: respelling(stīl)

Inflections of 'style' (v): (⇒ conjugate)
styles
v 3rd person singular
styling
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
styled
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
styled
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (manner)tarz, üslup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tavır, tutum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She has a style all her own.
 Kendine ait bir tarzı var.
 Şımarık tavrıyla hayranlarını çileden çıkardı.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (artistic features)(sanatsal) stil, biçem, üslup, tarz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Van Gogh has a distinctive style of painting.
 Van Gogh'un kendine özgü bir stili (or: üslubu) vardır.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (vogue)moda i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Those shoes are in style right now.
 O ayakkabılar şimdi çok moda.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (elegance)zerafet, şıklık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She wears her clothes with style.
 This sentence is not a translation of the original sentence. Şıklığıyla izleyenleri büyüledi.
style vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (hair)(saça) şekil vermek, (saçını) yapmak/yaptırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She styled her hair for the party.
 Parti için saçını yaptı.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (clothing design)giyim tarzı, stil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Her outfit has a hippie style.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (type)tür, çeşit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'm looking for a shirt of a certain style.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (luxury)lüks i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He likes to travel in style.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (literary features) (edebi)üslup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I don't like Dickens's style.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (trade name)ticari isim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tell me the make, model and style and I'll see if I can find the product.
style nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (of a plant) (bitkilerde)boyuncuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The style shouldn't be confused with the stamen.
style viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (make decorative work)stil vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  şekil vermek, biçim vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Styling is my favourite part of hairdressing.
style [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (design)dizayn etmek, yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She styled a horse from the clay.
style [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (name, designate)isim takmak, ad takmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He styled his ship the Ariel.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
go out of style v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (be dated)modası geçmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Hawaiian shirts went out of style after the '60s.
hairstyle,
hair style
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(way hair is cut or arranged)saç şekli i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  saç stili, saç modeli i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She's got a new, much shorter hairstyle.
in style advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in an impressive way)havalı bir şekilde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  etkileyici bir biçimde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 She entered the room in style, with a flourish of her scarf. Let's take a limousine - I want to arrive in style!
in style adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (currently fashionable)moda isim s.
  modaya uygun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  revaçta s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Those shoes aren't really in style this year.
lifestyle,
life-style,
life style
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(way of living)yaşam tarzı, yaşam biçimi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hayat tarzı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Karen liked living in a big city because it gave her the kind of lifestyle that she enjoyed.
lifestyle,
life-style
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(pertaining to it)yaşam tarzıyla ilgili, yaşam biçimiyle ilgili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Tom has made some bad lifestyle choices.
lifestyle,
life-style,
life style
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(desirable way of living)arzu edilen yaşam tarzı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Ben moved to California to try to get a taste of the lifestyle.
lifestyle,
life-style
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(fashionable)şık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  modaya uygun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Shauna liked to shop at a lifestyle clothing shop down the street.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'style' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: mode, flair, idiom, daha fazlası...
Eşdizimler: style your hair, a [literary, movie, music, dress] style, an old-style [record player, boiler, feel], daha fazlası...

style' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'style'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.