strip

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈstrɪp/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/strɪp/ ,USA pronunciation: respelling(strip)

Inflections of 'strip' (v): (⇒ conjugate)
strips
v 3rd person singular
stripping
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
stripped
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
stripped
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (long piece)uzun parça i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  şerit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tear off a strip of paper.
strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (stripe, band)şerit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çizgi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The strip of yellow paint in the middle of the road is not a motorcycle lane!
strip vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (unclothe)soymak, soyundurmak, giysi çıkarmak, üstündekileri çıkarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Strip the baby and bathe him.
 Bebeğin giysilerini çıkarıp banyoya sokuver.
strip,
landing strip
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(aircraft runway)pist, iniş yeri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Land the plane on the strip.
 Uçağı piste indir.
strip vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (remove coating)kazımak, soymak, çıkarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I sometimes strip old furniture and then paint it.
 Bazen eski mobilyaların cila ve boyasını kazıyıp yeniden boyarım.
strip viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (undress)soyunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  giysilerini çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He stripped and jumped into the water.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fringe)püskül i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  saçak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The dress has a frilly strip at the waist.
strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sports team kit)çeviri bulunamıyor
 The team's away strip is red.
strip viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (remove paint) (boya)soymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kazımak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Before repainting, we need to strip and sand.
strip [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (remove bedsheets from)kaldırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We strip the bed every third day in summer.
strip [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (remove bark from: a tree) (ağacın kabuğunu)soymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you strip the tree, it will lose all its sap and die.
strip [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (flay: skin, flesh)sıyırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The thorns stripped the flesh from his bare arms.
strip [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (screw threads) (vida)burmalarını ezmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you strip the threads the screw will not hold.
strip [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (dismantle)sökmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  söküp çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The mechanic stripped the engine completely and then rebuilt it.
strip [sth] of [sth] vtr + prep (remove parts from)parçalarını çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 They stripped the stolen car of its valuable parts.
strip [sb] of [sth] vtr + prep (take away from) (bir şeyi birisinin)elinden almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The businessman was found guilty of fraud and the court stripped him of his assets.
strip [sth] from [sth] vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (remove: wallpaper)-den kaldırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  soyup çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Strip the wallpaper from the wall.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
strip [sth] away vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (remove entirely)soyup çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We'll have to use the sandblaster to strip away all that paint.
strip [sth] away vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." figurative (remove: [sth] superfluous)çıkarıp atmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  söküp atmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
strip down [sth] vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (remove paint or wallpaper from)soyup çıkarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
strip [sth] down to [sth] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] figurative (reduce: to essentials or basics)düşürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  indirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  azaltmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 In these economic hard times, many families have stripped their grocery budget down to a few staple items.
strip down vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (remove one's clothes)soyunmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 I had to strip down to my underwear for my medical examination.
strip off vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." UK, informal (remove clothes)soyunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  giysilerini çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If one is searched by the police, very often one must strip off.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
comic strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (printed cartoon)çizgi roman i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  karikatür i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Garfield comic strips are very funny.
power strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electrical extension lead)güç uzatma kablosu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çoklu priz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can plug your PC, monitor, and so on into a power strip.
strip club nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (erotic entertainment venue)striptiz kulübü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
strip [sth] off vtr + adv UK, informal (clothing: remove) (giysi, vb.)çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
strip [sth] off vtr + adv (paint, etc.: remove) (boya, vb.)soyup çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Before applying new wallpaper, I need to strip the old paper off the walls.
strip [sth] out vtr + adv (remove completely)elinden almak/çekip almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  yoksun bırakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you can strip out all the excess wording, you'll have a better report in the end.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'strip' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: strip for [money, a living], a [blue, gold, long, thin, cloth, fabric] strip, strip [poker, lingerie, joint], daha fazlası...

strip' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'strip'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.