spray

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈspreɪ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/spreɪ/ ,USA pronunciation: respelling(sprā)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
spray nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fine mist from a can)püskürtme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sprey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The spray hit the table and Patrick rubbed it in with a cloth.
spray nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (jet of water droplets)püskürtü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
spray nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ocean mist)serpinti, püskürtü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The waves hit the rocks, sending a jet of spray into the air.
spray nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (aerosol product)sprey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gündelik dil)fısfıs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When it comes to deodorants, Marsha prefers sprays to roll-ons.
spray nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (floral arrangement)deste i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We chose a spray of white lilies and pink roses for our mother's casket.
spray vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (from can, etc.)püskürtmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  spreylemek, sprey sıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
spray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (apply as a fine mist)sprey sıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Liam sprayed deodorant under his arms.
spray [sth/sb] with [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (apply a fine mist to)püskürtmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Patrick sprayed the table with polish.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
spray viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (emit a fine mist)hafifçe püskürtmek/serpmek, püskürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Gareth pressed the button and the hair product sprayed everywhere.
spray viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (male animal) (erkek hayvan)oraya buraya işemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
spray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (paint using an aerosol)boya püskürtmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Amy took out the can of paint and sprayed the wall.
spray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (solid objects: scatter)serpiştirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dağıtmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  saçmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
spray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (hit randomly with bullets)kurşun yağdırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
spray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (male animal) (erkek hayvan)üstüne işemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
spray [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (sports: hit, throw wildly) (spor)sertçe atmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  sertçe vurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
pepper spray nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (irritant used in aerosol weapon)biber gazı spreyi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She always carries a pepper spray in her bag when she goes out alone at night.
spray can nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (aerosol)püskürtücü, püskürteç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The chemicals in spray cans affect the ozone layer.
spray paint nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (paint in aerosol form)sprey boya i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  püskürtme boya i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
spray paint [sth],
spray-paint [sth]
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(paint using an aerosol)boya püskürtmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She spray-painted her car but it looks very blotchy.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'spray' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: suds, splutter, daha fazlası...
Eşdizimler: spray [him, it] with [water, oil, a hose], spray down the [dog, car, deck], spray [pesticide, water] on the [plants, flowers, shrubs, crops], daha fazlası...

spray' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'spray'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.