sport

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈspɔːrt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/spɔrt/ ,USA pronunciation: respelling(spôrt, spōrt)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (game)spor i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Baseball is my favourite sport.
 En sevdiğim spor beyzboldur.
sports (US),
sport (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(physical activity) (fiziksel aktivite)spor i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Used with a singular verb
 I like reading and sport, but have too little time for either.
sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (entertainment)eğlence i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sarah shoots bears for sport.
sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal ([sb] amenable)centilmen i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  uyumlu kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Would you be a sport and lend me some money?
sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. AU, informal (friendly term of address)ahbap i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  azizim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Hey, sport, can you come help me with this?
sport [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (wear) (giysi)giymek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (aksesuar, vb.)takmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Amanda was sporting a T-shirt with the slogan "I'm with Stupid!"
sport [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (have: [sth] visible)göstermek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  belli etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 James is sporting a black eye after his fight with Bob.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
sports adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (relating to athletic activity)spor isim s.
sports adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (clothing, equipment: for athletic use)sportif s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  spor isim s.
sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. literary (fun, amusement)eğlence, spor i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 "As flies to wanton boys, are we to the gods; they kill us for their sport." - Shakespeare
sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (botany: mutation)mutasyon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 "Golden Wedding" was cultivated from a bud sport in our nursery.
sport with [sth] vi + prep literary (play) (duygularla, vb.)oynamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 How cruel he is, to sport with my emotions in this way.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
combat sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sport: involves fighting)dövüş sporu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Combat sports are popular with teenage boys.
spectator sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sport that is watched)gösteri sporu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My idea of exercise is turning the TV on for spectator sports.
spectator sport nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative ([sth] enjoyable to watch)izlenmesi eğlenceli olan şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Watching your friends learning to ski is a good spectator sport.
sport shirt,
sports shirt
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(man's casual top)spor gömlek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Are sports shirts allowed at the golf club?
sport shoe (US),
sports shoe (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
usually plural (sneaker, trainer)spor ayakkabısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can't go to the mayor's ball wearing sports shoes!
sports car,
sport car
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(small, low, fast car)spor araba, spor otomobil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We knew Tom was going through a mid-life crisis when he bought a sports car.
sports jacket,
sport jacket,
sports coat,
sport coat
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US (blazer)spor ceketi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sports jackets are usually made of a different fabric than the pants they're worn with. He wore his sport jacket to school today.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sport' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: sporting a new [haircut, job, car], a [popular, minority, national] sport, a sports [hall, bar, event, day, field], daha fazlası...

sport' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sport'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.