sore

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈsɔːr/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/sɔr/ ,USA pronunciation: respelling(sôr, sōr)


Inflections of 'sore' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
sorer
adj comparative
sorest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sore adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (painful, tender)ağrıyan, ağrılı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  acıyan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hassas s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Ouch! Please don't touch the bruise on my arm; it's really sore.
sore adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (throat: enflamed) (boğaz)iltihaplı, iltihaplanmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Tina had a cold; her nose was running and her throat was sore.
sore adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (muscle: aching) (kas)acıyan, ağrılı, ağrıyan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Philip's legs were sore after the long run he'd been on the day before.
sore nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (open skin infection)yara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lydia had a weeping sore on her leg.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
sore adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." mainly US (emotions: upset)küskün, dargın, gücenmiş, kırgın s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kederli, müteessir s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Ned was still sore about the trick the other boys had played on him.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
cold sore nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (herpes on lip) (dudakta)uçuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I never kiss anyone with a cold sore.
mouth ulcer,
also US: canker sore
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(oral sore)ağız ülseri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  aft i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This cream is for treating mouth ulcers.
sore head nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, informal ([sb] discontented and irritable)sinirli/asabi kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  huysuz/aksi kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
sore throat nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (painful throat infection)boğaz ağrısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sore throats usually indicate an emerging cold.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sore' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: I have a sore [throat, thumb, back, shoulder, arm], sore [glands, tonsils], have a sore spot on my [back, nose, face], daha fazlası...

sore' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sore'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.