soon

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈsuːn/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/sun/ ,USA pronunciation: respelling(so̅o̅n)

Inflections of 'soon' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
sooner
adj comparative
soonest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
soon advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (a short time from now)az sonra, biraz sonra, birazdan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He will be arriving soon. Get ready.
 Birazdan gelecek. Hazır ol.
soon advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (early)erken, erkenden z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 How soon can you get here?
 Bu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. Ne kadar erken gelirseniz o kadar iyi.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
as soon as conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that." (the moment that)en kısa zamanda/mümkün olduğunca çabuk z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  yapar yapmaz z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  bir an önce z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I will pay for your ticket as soon as you make the reservation.
as soon as possible advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (as early as is feasible)olabildiğince çabuk z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  mümkün olduğunca çabuk z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 It's imperative that I speak with you as soon as possible.
ASAP,
A.S.A.P.,
asap,
a.s.a.p.
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
acronym (as soon as possible)en kısa zamanda, mümkün olabildiğince çabuk z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
Not: Most commonly used in American English as an acronym, and in British English as an initialism
 Please send your reply to the following address ASAP.
coming soon adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (imminent)olması yakın s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  eli kulağında s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The poster advertising the movie said "Coming soon".
get well soon interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (expressing wish for recovery)geçmiş olsun ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  acil şifalar dilerim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 I heard you came down with the flu. Get well soon!
It's none too soon,
it is none too soon
exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own."
informal (it is overdue)geç bile deyim
  hiç de erken değil
 It seems like spring has finally arrived, and it is none too soon for me.
See you soon,
See you soon!
interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!"
informal (goodbye for now)görüşürüz, görüşmek üzere ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 See you soon, Edna!
soon after advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (a short while later)az sonra z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kısa bir süre sonra z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I was born at 3pm; my twin brother followed soon after.
soon after preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (just following)hemen sonra z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  akabinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The team fired their manager soon after losing the game.
soon enough advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (before long)çok geçmeden z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  yakında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 You'll be back in town soon enough.
Speak soon interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal, abbr (We will speak again soon)görüşmek üzere ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
very soon advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in a short while from now) (zaman)çok yakında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 We will be leaving very soon.
very soon advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (rapidly)hemen, hemencecik z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
Write soon interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal, written (I hope you will write to me soon)mektubunu bekliyorum ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  kısa süre içinde bana yaz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'soon' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: see you soon!, will be here soon, [come, finish] as soon as [possible, you can], daha fazlası...

soon' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'soon'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.