some

Listen:
 strong: [ˈsʌm], weak: [səm]


WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (a few)biraz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I ate some chocolates, but not many.
 Biraz çikolata yedim, ama çok değil.
some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (a few people)birkaç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Some friends think that my jokes are funny.
 Birkaç arkadaşım şakalarımı komik bulur.
some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." uncountable (a bit, a bit of) (sayılamaz)biraz, bir miktar s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Would you like some more wine? A little more?
 Biraz daha şarap alır mıydın?
some pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday." (certain persons, events)bazısı, bazıları zam.zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu sözcüktür (örnek: "kitabı gördün mü? > bunu gördün mü?").
  kimisi, kimileri zam.zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu sözcüktür (örnek: "kitabı gördün mü? > bunu gördün mü?").
 Some of my friends think that my jokes are stupid.
 Arkadaşlarımdan bazısı şakalarımın aptalca olduğunu düşünüyor.
 Kimisi yardıma muhtaç insanlar için elinden geleni yaparken kimisi de yan gelip oturdu.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." slang (emphasis: irony)ne biçim z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Some doctor you are! My appendix has burst and you have given me an aspirin!
some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." slang (emphasis: remarkable)fevkalade, harika s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That was some meal. I hope to go back there soon.
some advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." US, informal (for a while)bir süre, bir müddet z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 We talked some.
some advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." US, informal (to some degree)bir dereceye kadar z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 No matter what you say to him, he will always worry some.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
after some time exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." (after a while)bir süre sonra z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 After some time, the architect delivered the plans for our new house.
at some point advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (at an unspecified moment)bir noktada z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  bir yerde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 At some point, we'll need to decide whether the project is worth continuing.
for some reason advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (for an unknown reason)nedense, her nedense z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  nedendir bilinmez z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 For some reason my computer's started crashing whenever I log on to the internet.
give [sb] credit,
give [sb] some credit
vtr + n
(recognize worth)hakkını vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'm not that stupid; give me some credit!
in some way advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (somehow)bir şekilde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  nedense, nasılsa z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I thought he looked different in some way, then I realised he'd shaved off his beard.
a nerve,
some nerve
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative, informal (excessive boldness)cüret i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You've got a nerve, showing your face here after what you did!
of some help adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (somewhat useful)biraz faydalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I hope this information will be of some help.
quite some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal ([sth] impressive)hatırı sayılır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That's quite some bruise you have there.
quite some adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (a lot of: time, doing)epey, epeyce s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (süre, vb.)uzunca s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He's 85, so he must have retired quite some time ago.
a semblance of [sth],
some semblance of [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(outward appearance)dış görünüş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
a semblance of [sth],
some semblance of [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(assumed appearance, show)suret i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  görüntü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  şekil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
a semblance of [sth],
some semblance of [sth]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(slight amount)az miktar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I wish the new trainee would show at least some semblance of competence.
some day advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (on an unspecified date in the future)bir gün z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  günün birinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
some more pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday." (an additional quantity)biraz daha zam.zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu sözcüktür (örnek: "kitabı gördün mü? > bunu gördün mü?").
 There's plenty of cake left; would you like some more?
some more adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (an additional quantity of)biraz daha s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Would you like some more tea?
some time advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (a while)bir süredir z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 It's been some time since I've seen my cousins.
some time ago advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (a while back)bir süre önce z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I was once a good basketball player … but that was some time ago.
take a vacation (US),
take some holiday,
take time off (UK)
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
(take time away from work)tatile çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  izne çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
to some degree advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (to a certain extent)bir dereceye kadar z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Intelligence is determined to some degree by genetics.
to some extent advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (to a certain degree)bir yere kadar z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  bir ölçüde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  bir dereceye kadar z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 You have to admit you're to blame to some extent. We all suffer to some extent when we're far away from our loved ones.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'some' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [have, want] some [pie, food, more], can I have some [help, advice, more]?, [talked, drove, ate] for some time, daha fazlası...

some' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'some'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.