sobbing

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈsɒbɪŋ/


From the verb sob: (⇒ conjugate)
sobbing is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: sobbing, sob

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sobbing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (act of weeping)(hıçkırarak/hüngür hüngür) ağlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Rachel tried to stop her sobbing and calm down.
sobbing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sound of weeping)ağlama sesi, hüngürtü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The sound of sobbing could be heard throughout the old house.
sobbing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (person: weeping)(hıçkırarak/hüngür hüngür) ağlayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There are rumors that the ghost of a sobbing woman haunts this graveyard.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sob viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (cry)hıçkırarak ağlamak, hıçkıra hıçkıra ağlamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  iç çekerek ağlamak, iç çeke çeke ağlamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  hüngür hüngür ağlamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Rachel's boyfriend had dumped her and she was sobbing in the girls' restroom.
sob nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (crying sound)ağlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hıçkırık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Oliver grew calmer and his sobs subsided.
sob [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (say with sobs)ağlayarak söylemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 "But I don't want to go," the little girl sobbed.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sobbing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

sobbing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sobbing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.