WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

sleep on it


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"sleep" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: on | it

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sleep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be asleep)uyumak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  (argo)zıbarmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 I slept for nine hours last night.
 Dün gece dokuz saat uyudum.
 Adamlar zıbardıktan sonra oradan sessizce sıvıştık.
sleep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (go to bed, spend the night)yatmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  gecelemek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Do you have somewhere to sleep tonight?
sleep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (period of sleeping)uyku zamanı, uyku vakti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's time for sleep, children.
sleep with [sb] vi + prep informal, euphemism (have sex with)seks yapmak, cinsel ilişkiye girmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  (gayri resmi)yatmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The proper young lady did not want to sleep with anyone until she was married.
sleep on [sth] vi + prep (lie on to sleep)üstünde yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 His back hurts because he sleeps on a concrete floor.
sleep [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (accommodate for sleeping)barındırmak, kalacak yer sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Their holiday cottage will sleep eight people.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
sleep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (dormant state)uyku hali i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The flower is closing in sleep.
sleep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (substance in eyes after sleeping)çapak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Simon yawned and rubbed the sleep from his eyes.
sleep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (be inattentive) (dikkat etmemek anlamında)uyumak, uyuklamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The man was sleeping and didn't notice it was his turn.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
lie in,
sleep in
vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up."
UK, informal (stay in bed late)geç saatlere kadar yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I will lie in this morning because I was out celebrating my birthday yesterday evening. The newlyweds loved to lie in on Sunday mornings.
sleep around vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (have casual sex)önüne gelenle düşüp kalkmak, önüne gelenle yatmak/cinsel ilişkiye girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I have no more respect for guys who sleep around than for women who do.
sleep in vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (get up late)geç saate kadar uyumak, geç kalkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It's Saturday, so I don't have to get up for work. I can sleep in.
sleep [sth] off vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." informal (recover from by sleeping)uyuyarak atlatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He had a lot to drink last night, and is still sleeping it off.
sleep over vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (spend the night at [sb]'s house)yatıya kalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (birisinin evinde)gecelemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
go to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (fall asleep, lose consciousness)uykuya dalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  uyumak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I can't go to sleep with all this noise going on.
go to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (limb: become numb) (el, ayak, vb.)uyuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I've been sitting in this position for so long, my legs have gone to sleep.
lie-in,
sleep-in
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
UK, informal (sleeping late)geç saatlere kadar yatma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lie-ins are one of the best things about weekends.
put [sb] to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (make sleepy)uyutmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  uyku vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The sleeping pills quickly put me to sleep.
put [sth] to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." euphemism (animal: euthanize) (hayvan)uyutmak, uyutarak öldürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I was heartbroken when my cat had to be put to sleep.
put [sb] to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (bore) (birisini)çok sıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (argo)baymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 His lecture put me to sleep in no time.
Sleep tight interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (Sleep well)iyi uykular ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
sleep together vi + adv informal, euphemism (have sex with one another)cinsel ilişkide bulunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (birisiyle)yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 After they slept together once, they never saw each other again.
sleep well v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (have a restful sleep)iyi uyumak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I felt really good in my new house, so I slept well that night. The babies sleep well when it's raining.
sleep well interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (have a restful sleep)iyi uykular ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

sleep on it' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sleep on it'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.