sleep

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈsliːp/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/slip/ ,USA pronunciation: respelling(slēp)


Inflections of 'sleep' (v): (⇒ conjugate)
sleeps
v 3rd person singular
sleeping
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
slept
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
slept
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sleep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be asleep)uyumak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  (argo)zıbarmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 I slept for nine hours last night.
 Dün gece dokuz saat uyudum.
 Adamlar zıbardıktan sonra oradan sessizce sıvıştık.
sleep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (go to bed, spend the night)yatmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  gecelemek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Do you have somewhere to sleep tonight?
sleep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (period of sleeping)uyku zamanı, uyku vakti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's time for sleep, children.
sleep with [sb] vi + prep informal, euphemism (have sex with)seks yapmak, cinsel ilişkiye girmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  (gayri resmi)yatmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The proper young lady did not want to sleep with anyone until she was married.
sleep on [sth] vi + prep (lie on to sleep)üstünde yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 His back hurts because he sleeps on a concrete floor.
sleep [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (accommodate for sleeping)barındırmak, kalacak yer sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Their holiday cottage will sleep eight people.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
sleep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (dormant state)uyku hali i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The flower is closing in sleep.
sleep nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (substance in eyes after sleeping)çapak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
sleep viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (be inattentive) (dikkat etmemek anlamında)uyumak, uyuklamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The man was sleeping and didn't notice it was his turn.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
lie in,
sleep in
vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up."
UK, informal (stay in bed late)geç saatlere kadar yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I will lie in this morning because I was out celebrating my birthday yesterday evening. The newlyweds loved to lie in on Sunday mornings.
sleep around vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (have casual sex)önüne gelenle düşüp kalkmak, önüne gelenle yatmak/cinsel ilişkiye girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I have no more respect for guys who sleep around than for women who do.
sleep in vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (get up late)geç saate kadar uyumak, geç kalkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It's Saturday, so I don't have to get up for work. I can sleep in.
sleep [sth] off vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." informal (recover from by sleeping)uyuyarak atlatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He had a lot to drink last night, and is still sleeping it off.
sleep over vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (spend the night at [sb]'s house)yatıya kalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (birisinin evinde)gecelemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
go to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (fall asleep, lose consciousness)uykuya dalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  uyumak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I can't go to sleep with all this noise going on.
go to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (limb: become numb) (el, ayak, vb.)uyuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I've been sitting in this position for so long, my legs have gone to sleep.
lie-in,
sleep-in
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
UK, informal (sleeping late)geç saatlere kadar yatma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lie-ins are one of the best things about weekends.
put [sb] to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (make sleepy)uyutmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  uyku vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The sleeping pills quickly put me to sleep.
put [sth] to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." euphemism (animal: euthanize) (hayvan)uyutmak, uyutarak öldürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I was heartbroken when my cat had to be put to sleep.
put [sb] to sleep v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (bore) (birisini)çok sıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (argo)baymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 His lecture put me to sleep in no time.
Sleep tight interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (Sleep well)iyi uykular ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
sleep together vi + adv informal, euphemism (have sex with one another)cinsel ilişkide bulunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (birisiyle)yatmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 After they slept together once, they never saw each other again.
sleep well v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (have a restful sleep)iyi uyumak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I felt really good in my new house, so I slept well that night. The babies sleep well when it's raining.
sleep well interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (have a restful sleep)iyi uykular ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sleep' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: sleep [soundly, deeply, well], a [long, short, brief, lengthy] sleep, [monitor, study, analyze] sleep patterns, daha fazlası...

sleep' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sleep'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.