slanted

Listen:


Bu sayfada: slanted, slant

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
slanted adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (oblique, diagonal)eğik, eğri s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yan yatmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The chair seat was slanted, making it difficult to sit down.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
slant viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (skew)(gerçeği, vb.) çarpıtmak, başka anlam vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
slant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (leaning, slope)eğik/yan yatmış şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The slant of the chair made it very uncomfortable to sit on.
slant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (opinion)görüş, fikir, düşünce, kanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My slant on this is that we should keep trying until we've exhausted all the possibilities.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
slant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sth] sloping)meyilli/engebeli şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A slant of light touched the flowerbed.
slant towards vi + prep (opinion: be biased)tarafını tutmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  -den yana olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Peggy's view of the world slants towards the right.
slant [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (angle)eğmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  açı vermek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Josh slanted the keyboard until it was at the right angle for him to type.
slant [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (present in a biased way)taraflı olarak sunmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  çarpıtmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The report slanted the data to make it look more favourable to the party's views.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'slanted' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

slanted' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'slanted'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.