sharing


From the verb share: (⇒ conjugate)
sharing is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: sharing, share

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sharing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (dividing [sth] up between people)paylaştırma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bölüştürme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The enormous bag of chips was intended for sharing, but Joe ate them all by himself!
sharing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (allowing others a turn to enjoy [sth])paylaşma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  paylaşım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Kim told her sons that sharing was important; they should not fight over their toys.
sharing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, informal (communicating thoughts and feelings) (düşünce, duygu)paylaşma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  paylaşım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sharing is the first step to healing from tragedy.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
share vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (use together)birlikte/ortak kullanmak, paylaşmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Amy and Ron share an apartment.
 Ayşe ve Refik aynı daireyi paylaşıyor.
share [sth] with [sb/sth] vtr + prep (use [sth] together)ile paylaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  birlikte kullanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Kathy shares the house with her sister.
share [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (allow others to use) (oynamasına, kullanmasına, vb.)izin vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  paylaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The children in the class had to share the textbooks.
share [sth] with [sb/sth] vtr + prep (allow [sb] to use [sth])ile paylaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Gary shared the toy with his brother.
share viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be cooperative)paylaşmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Small children must learn how to share.
 Küçük çocukların paylaşmayı öğrenmeleri gerekir.
share nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (part, percentage)pay, kâr payı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Each of us gets a share of the profits.
 Her birimiz kârdan bir pay alacağız.
share,
shares
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
usu. plural (finance: equity)hisse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Every employee has shares in the company.
 Bu şirkette çalışan herkes, şirket hisselerinin bir bölümüne sahiptir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
share [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." esp UK (tell)anlatmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  söylemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 You have some news about her? Oh, do share it!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
sharing | share
İngilizceTürkçe
profit sharing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (employees share profits)kâr paylaşımı, kâr bölüşümü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gelir paylaşımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The company offers its employees profit sharing in addition to a paid pension and paid insurance.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sharing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the sharing of [information, data, knowledge, ideas, resources]], a sharing community, [car, house, apartment, dorm, task, file] sharing, daha fazlası...

sharing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sharing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.