semi

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈsɛmi/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈsɛmi, ˈsɛmaɪ/ ,USA pronunciation: respelling(semē, semī)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
semi nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK, informal, abbreviation (semi-detached house)tek duvarla birbirine bitişik müstakil ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gündelik dil)ikiz villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They live in a semi 20 miles from London.
semi,
semi-
prefixprefix: Added to front of word stem--for example, unsaid = un+said.
(half)yarı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 For example: semi-detached, semicircle
semi nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal, usually plural, abbreviation (semi-final competition)yarı final maçı/yarışması/müsabakası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This game will determine who goes through to the semis.
semi nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, slang (tractor trailer) (argo)tır kamyonu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There's a semi overturned on the highway full of dog food.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
semi-detached adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." UK (house: attached to another) (ev, villa)ikiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yarı müstakil s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Our house is semi-detached, but we don't hear any noise at all from our next-door neighbours.
semi-detached nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK, informal, abbreviation (house attached to another)ikiz villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yarı müstakil ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They live in a small semi-detached near the town centre.
semiautomatic,
semi-automatic
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(gun: self-loading) (silah)yarı otomatik s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The group wants to ban semiautomatic weapons.
semicircle,
semi-circle
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(half-circle shape)yarım daire i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The students arranged their desks in a semicircle.
semicolon,
semi-colon,
semi colon
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(punctuation mark ;)noktalı virgül i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's important to know the difference between a semicolon and a colon.
semiconscious,
semi-conscious
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(half asleep)yarı uyanık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 William looked semiconscious as he slowly ate his breakfast.
semifinal,
semi-final
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(contest that determines final)yarı final i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Unfortunately, our team lost in the semifinal.
semifinalist,
semi-finalist
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(competitor in a semi-final)yarı finalist i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Rhonda was a semifinalist in the beauty pageant.
semiskilled (US),
semi-skilled (UK)
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(worker: with some skills) (işçi)yarı vasıflı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The company is recruiting semiskilled workers.
semiskilled (US),
semi-skilled (UK)
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(work: requiring some skills) ()yarı kalifiye s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There are a lot of semiskilled positions available at the factory.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'semi' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

semi' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'semi'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.