sell out

Listen:


Bu sayfada: sell out, sellout

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sell out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (all be sold) (mal, vb.)elde kalmamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It's always annoying to get to the ticket booth and be told they've sold out.
sell out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." figurative, slang (betray values)değerlerine ihanet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ruhunu satmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The artist sold out and started doing commercial work.
sell [sth] out vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (stock: discount)elden çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Year-end clearances are when they sell out the current car models.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sellout,
sell-out
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(event: no more tickets) (tüm biletleri satılmış)kapalı gişe i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The boy band had another sellout.
sellout,
sell-out
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(for which all tickets are sold)kapalı gişe s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The concert is anticipated to be a sellout show, so buy your tickets early.
sellout,
sell-out
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (act: against principles)ihanet etme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The band seemed to have integrity, but their appearance in a TV advert was a sellout.
sellout,
sell-out
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (person: acts against principles)ihanetçi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The singer's fans called her a sellout when she accepted a deal with a major record label.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

sell out' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sell out'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.