WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

say good-bye


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"say" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: good-bye

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (utter)demek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  söylemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Dexter said, "I'm hungry." He said the book was blue.
 Böyle sözler söylemeni istemiyorum.
say vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (give an opinion)(fikrini) söylemek/açıklamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I say it's a bad idea.
 Size bunun kötü bir fikir olduğunu söylüyorum.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (order)(emir anlamında) söylemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Mom says stop arguing or you'll be grounded.
say to do [sth] vtr + prep (order to)istemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  buyurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  söylemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Dad says to come and eat dinner right now.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
say advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (for example)diyelim ki, diyelim z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  örneğin, mesela z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Take any number, say seven, and multiply by four.
say advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (approximately)yaklaşık, yaklaşık olarak, takriben z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 There must have been, say, 200 people there.
say interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (to gain attention)söyle bakalım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Say, do you know where I can find a good restaurant?
say nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (turn to speak)söz, laf i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  söz sırası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When Richard had his say, he explained his side of the story.
say nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (authority)söz hakkı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The parents decided it was bedtime, and the children had no say in the matter.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (recite: [sth] learned) (öğrenilen bir şeyi)okumak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  tekrarlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Jimmy can say his ABCs.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (suppose)varsaymak, farzetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Let's say that he's right.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (affirm)olarak kabul etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  olduğunu söylemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She is said to be the best painter of her generation.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (indicate)göstermek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  işaret etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The thermometer says that it's seventy degrees.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (recite: a prayer)dua etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The children said a prayer for their parents.
say [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (conduct: a mass) (dini ayin)yönetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The priest said the Mass on Sunday.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
say goodbye,
say goodbye to [sb],
say good-bye to [sb]
viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived."
(bid [sb] farewell) (birisine)hoşça kal demek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ile vedalaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Say goodbye to your cousin for me!
say goodbye to [sth],
say good-bye to [sth]
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
figurative (no longer have [sth](bir şeye)elveda demek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  geride bırakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

say good-bye' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'say good-bye'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.