rich

Listen:
 [ˈrɪtʃ]


Inflections of 'rich' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
richer
adj comparative
richest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (wealthy)zengin, varlıklı, servet sahibi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The Rockefeller family is rich.
the rich nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (wealthy people)zenginler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
  zengin kesim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Our economy would change dramatically if we'd stop letting the rich make the tax laws.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (food: full of flavor)lezzetli, enfes s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This dessert is rich.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (abounding: in [sth])zengin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  ile dolu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The jungle is rich in wildlife.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (smell: fragrant) (koku)hoş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The perfume has a rich aroma.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (soil: nutritious) (toprak)verimli, bereketli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The soil in the basin is rich.
riches nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (wealth)servet, zenginlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He daydreamed about what he would do with his riches if he won the lottery.
riches nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." figurative (valuable things, people) (değerli şeyler, mecazlı)servet, zenginlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They hadn't much money, but their children were their riches.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (valuable)değerli, kıymetli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The family has a rich collection of paintings.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (elaborate)gösterişli, süslü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The palace has rich furnishings.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (copious)bol s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (gayri resmi)okkalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The desserts come in rich portions.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (color: deep) (renk)koyu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  canlı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The painting was full of rich hues.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (sound: full, strong) (ses)kuvvetli, güçlü, tok s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The bass has a rich sound.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (art: full of meaning)anlam yüklü, mana yüklü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The painting transmits a rich sense of sadness.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (fuel: strong)yoğun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The mixture in this fuel is too rich.
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (entertaining)eğlenceli, komik s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He told a rich joke and everybody laughed.
rich,
a bit rich
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
informal, figurative (ironic)komik s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That's a bit rich, coming from you!
rich adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (food: a lot of butter, cream) (yemek)ağır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kalorisi yüksek s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
rich in [sth] adj + prep figurative (full of [sth](kültür, vb.)zengin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The Greek myths are rich in allegory.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
get rich vi + adj informal (become wealthy)zengin olmak, zenginleşmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It's hard to get rich.
grow rich vi + adj (become wealthy, prosper)zenginleşmek, zengin olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The managers grew rich while the workers suffered.
tapestry,
rich tapestry
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative (complexity) (mecazlı)karmaşıklık, karışıklık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The old lady didn't go out much any more, but she enjoyed watching life's rich tapestry from a seat on her porch.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'rich' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [steal, take, rob] from the rich, rich [people, businessman], the [tax, law, bill] only benefits the rich, daha fazlası...

rich' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'rich'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.