represent

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˌrɛprɪˈzɛnt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˌrɛprɪˈzɛnt/ ,USA pronunciation: respelling(rep′ri zent)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
represent vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (depict, reproduce)göstermek, betimlemek, tasvir etmek, resmetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The abstract painting represents the artist's concept of motherhood.
 Soyut resim, ressamın annelik kavramına ilişkin anlayışını tasvir ediyor.
represent vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (symbolize, embody)temsil etmek, simgelemek, sembolize etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The colour red represents blood.
 Kırmızı renk, kanı simgeler.
represent vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (act on the behalf of, legally)temsil etmek, vekâlet etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Frank's lawyers will represent him.
 Ahmet'i avukatları temsil edecek.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
represent [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (correspond to)tekabül etmek, karşılık gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 A zero represents "no" and a one represents "yes".
represent [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (act as a sample of)temsil etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  simgelemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The butterfly represents a class of insects.
represent [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (theatre: act the role of) (rol)oynamak, canlandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He was the first American to represent Hamlet on stage.
represent [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (act on the behalf of, politically) (siyaset)temsil etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The president represents the voters.
represent [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (deputize, stand in for)temsilciliğini yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (birisine)vekalet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Sarah is here to represent her boss.
represent vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (describe, outline)tasvir etmek, betimlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ifade etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He represented her as a saint.
represent vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (claim)iddia etmek, iddiasında olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (gayri resmi)taslamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Larry represented himself as an expert. The Carrier represents that it has applied the rules.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'represent' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: represent the [company, government, country], represent the [client's, child's, patient's] (best) interests, represent their personal interests, daha fazlası...

represent' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'represent'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.