regard

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/rɪˈgɑːrd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/rɪˈgɑrd/ ,USA pronunciation: respelling(ri gärd)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
regard vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (look upon in some way)saymak, -gözüyle bakmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  saygı duymak, takdir etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He regarded him as a hero.
 Ona kahraman gözüyle bakıyordu.
 Öğretmenime saygı duyuyorum.
regard vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (think of in some way)addetmek, kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  dikkate almak, hesaba katmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She regards it as an exception to the rule.
 Bunu kural dışı bir istisna olarak addediyor.
 Uyarımı dikkate almadığın için bu duruma düştün.
regard [sb/sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." formal (watch, observe)izlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  dikkatle bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  gözlemlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He regarded her movements with interest.
regard [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." archaic (concern)ilgili olmak, alakalı olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ilgilendirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 This letter regards your recent behaviour.
regard [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (esteem)saygı duymak, hürmet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  önem vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She is regarded very highly by her boss.
regard nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (consideration)ilgi, alaka i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The doctor is liked and respected for the regard she shows for her patients' welfare.
regard nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (esteem)saygı, hürmet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  itibar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She is held in high regard.
regards nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (best wishes)iyi dilekler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 He sends you his regards.
regards exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." written (closing: letter, email, etc) (mektup sonunda)saygılar, saygılarımla, selamlar
 Regards, Mike
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
have regard for [sb/sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (respect)saygı duymak, saymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I have great regard for my parents' achievements.
regard [sb] with esteem v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (respect)saygı duymak, hürmet etmek, saymak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The old professor was regarded with esteem by his fellow faculty members.
with regard to,
in regard to,
with regards to
exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own."
(concerning)ile ilgili olarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  ilişkin z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  hakkında, hususunda z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I am writing to you with regard to your son's behaviour in class.
without regard to exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." (with no concern for)umursamadan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  aldırmadan, aldırış etmeden z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He kept talking loudly on his cell phone without regard to the other theater patrons.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'regard' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: regarded as the [best, first, fastest, safest], the [high, low, poor] regard (that), regard you as a [father, best friend], daha fazlası...

regard' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'regard'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.