pry

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈpraɪ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/praɪ/ ,USA pronunciation: respelling(prī)

Inflections of 'pry' (nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.): nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors.": pries
Inflections of 'pry' (v): (⇒ conjugate)
pries
v 3rd person singular
prying
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
pried
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
pried
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
pry viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (ask personal questions)özel yaşamına karışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Tim's boss always wanted to know everything Tim got up to outside of work; he was always prying and Tim hated it.
pry [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." US (open by levering)kaldıraçla/manivelayla kaldırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The robbers pried the door with a crowbar.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
pry viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (ask personal questions)(kişisel sorular sorarak) başkasının özel hayatına burnunu sokmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
prize [sth] (US),
pry [sth] (US),
prise [sth] (UK)
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(pry: raise, open by levering)zorlayıp açmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  kanırtmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  manivela ile açmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The robbers prized the door with a crowbar.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'pry' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: push, lift, raise, pull, prize, daha fazlası...
Eşdizimler: pry into [other people's business, her affairs, his life], don't pry, stop prying into my [life], daha fazlası...

pry' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'pry'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.