WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

proof of delivery


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"proof" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: of | delivery

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. usually singular (legal evidence)delil, kanıt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He was holding a smoking gun, that's all the proof I need.
 Elindeki silahın dumanı hâlâ tütüyordu ve ihtiyacım olan tek delil de bu.
proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (evidence)ispat, kanıt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His dancing was proof that he had no sense of rhythm.
 Yaptığı dans kesinlikle ritim duygusu olmadığının bir kanıtı (or: ispatı).
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
proof,
-proof
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
as suffix (secure against) (karşı)korumalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (karşı)dayanıklı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (su geçirmez, sızdırmaz, vb.)-mez, -maz sonek
 They child-proofed their home before their grandson came to visit.
proof against [sth] adj + prep (protected) (bir şeye karşı)korumalı, korunmalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  korunmuş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 It seems that nothing on the internet is proof against determined hackers.
proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. usually singular (test)imtihan, sınav i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The proof of courage is in facing up to our worst fears.
proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (spirits: alcohol content) (içki)alkol oranı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The bottle says this vodka is 80 proof.
proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. usually singular (math, logic: steps) (matematik)kanıtlanım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The teacher asked me to go through the proof of Pythagoras' Theorem.
proof viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (proofread)yazım hatalarını düzeltmek, düzeltme yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The manuscript's here. Which of our readers is going to proof?
proof [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (protect [sth])korumak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I will proof the leather boots with silicone spray.
proof [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (test print)deneme baskısı yapmak, prova baskı yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The first few pages printed are used to proof the copy.
proof [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (proofread)yazım hatalarını düzeltmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (eskil)tashih etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The article was proofed by the sub-editor before it went to the printer.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
bulletproof adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (resistant to bullets)kurşun geçirmez, kurşun işlemez s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The President's car is fitted with bulletproof glass.
burden of proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (law: responsibility of accuser)kanıtlama zorunluluğu, ispat zorunluluğu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ispat yükümlülüğü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Under the law of this country, the burden of proof lies with the person making an accusation.
burden of proof nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (philosophy: need to provide evidence)kanıt gösterme zorunluluğu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
proof sheet,
proof-sheet
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(uncorrected printer's page) (basımcılık)prova, baskı provası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The proof sheets had several typographic errors which were corrected in the final printing.
proofreader nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person who corrects texts)düzeltici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  düzeltmen i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

proof of delivery' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'proof of delivery'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.