'prevail upon' 'prevail' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'prevail upon' is an alternate term for 'prevail'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
prevail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be predominant)baskın çıkmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The customs that prevail in that country seem very strange to foreigners.
prevail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (win over other options)üstün gelmek, galip gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
prevail over [sth/sb] vi + prep (triumph over, be greater than)üstün gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The center-right party prevailed over the Socialists in the latest elections.
prevail on [sb] to do [sth],
prevail upon
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
(persuade: [sb] to do [sth])ikna etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He prevailed on the jury to hear of his innocence, but they labelled him guilty anyway.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
prevail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (sport: win)(spor) kazanmak, galip gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 It was a hard fought match, but the home team prevailed in the end.
prevail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (win)kazanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  galip gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 William and Polly debated the point for hours, but in the end, it was Polly's opinion that prevailed.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

prevail upon' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'prevail upon'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.