WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

power assist


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"power" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: assist

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (force)güç, kuvvet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He used the sledgehammer with great power, splitting the log with a single blow.
 Balyozu öyle büyük bir kuvvetle indirdi ki, kütüğü bir vuruşta ikiye ayırdı.
powers nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (faculties, esp. mental) (akli, vb.)melekeler, yetiler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 Although he was a great writer, towards the end his powers waned.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (energy) (pil, vb.)güç, enerji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This battery still has power.
 Bu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. Pilin güç seviyesini kontrol etseniz iyi olur.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electricity)elektrik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The house lost power for three hours last night. We had to use candles and couldn't watch TV.
 Dün gece üç saat süreyle elektrik kesildi. Mum yakmak zorunda kaldık ve televizyon izleyemedik.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (lens) (mercek, gözlük camı, vb.)güç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 That lens has a power of 10x.
 Bu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. Bu merceğin gücü nedir?
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (authority)yetki i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The owner of the company has the power to fire any workers if he needs to.
power vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (supply energy)güç sağlamak, enerji sağlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  elektrik vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The wind powers the electrical generator.
 Rüzgâr jeneratöre enerji sağlamaktadır.
 Tüm şehre elektrik vermek pahalı bir işti.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (political control) (siyasi güç)iktidar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After winning the election, the democrats took power.
power [sth/sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (drive, give energy to)güç vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  enerji vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The midfielder powered the winning football team to victory.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (law: right) (hukuk)hak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The law says that the landlord has the power to evict you from the house if you don't pay the rent.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (physical ability)fiziksel beceri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  güç, kuvvet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He doesn't have the power to lift his arm over his head.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (faculty, ability)beceri, yetenek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She seems to have the power to make everyone fall in love with her.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (nation)devlet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ulus, millet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 France was once a great power, and remains highly influential in world affairs.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (powerful person, group) (mecazlı)etkili kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  otorite i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He is the real power in that government, not the prime minister.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (military force) (askeri)güç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The army used overwhelming power to defeat the enemy.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (physics: energy transfer)akım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 In physics, power is a measure of energy transfer during a time period.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (mechanical energy)mekanik enerji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The internal combustion engine creates power for cars.
power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (math) (matematik)üst, kuvvet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Two to the power of three (2³) is eight.
powers nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (divinity, deity)ilahi kudret i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ilahlar, tanrılar çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 May the celestial powers grant you long life!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
power [sth] up vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." (computer, etc.: switch on) (bilgisayar, vb.)açmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
Not: A hyphen is used when the term is an adjective that precedes a noun.
power up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (computer: be switched on) (bilgisayar, vb.)açılmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
abuse of power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (using authority for own benefit)yetkinin kötüye kullanılması i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Violence against children is an abuse of power.
balance of power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (between nations)güç dengesi, kuvvet dengesi, güçler dengesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The balance of power shifted when the king became ill, with parliament becoming more independent.
manpower,
man-power
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(workforce)işgücü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  insan gücü, insan kuvveti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
manpower,
man-power
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(number of workers)işçi sayısı, çalışan sayısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
nuclear power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (atomic energy)nükleer güç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  nükleer enerji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Nuclear power is another alternative energy source to consider.
nuclear power plant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (factory that generates atomic energy)nükleer santral, nükleer güç santrali i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
power cord nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electrical cable)elektrik kablosu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
power cut nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (break in electricity supply)elektrik kesintisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I lost the file I was working on when there was a sudden power cut. After the power cut to that part of the city, many people went into a panic.
power line nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electricity supply cable)elektrik hattı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  enerji nakil hattı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When lightning struck a nearby power line, our neighbourhood suffered a blackout for several days. Hundreds of homes were without electricity last night after a storm took down power lines.
power of attorney nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (legal right to act for [sb])vekalet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jones had given his wife power of attorney.
power of attorney nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (document granting power of attorney)vekaletname i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The siblings signed the power of attorney so that any of them could handle their father's financial affairs.
power plant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (factory where energy is generated)enerji üretim tesisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  enerji santrali i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  elektrik santrali i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 John works at the power plant. The local power plant was fined for emitting too much pollution.
power point nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electrical socket)güç noktası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  priz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
power saw nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electrically-powered saw)elektrikli testere i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  motorlu testere i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I can't cut straight with a hand saw, but a power saw makes it easy.
power station nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (factory where energy is generated)elektrik santralı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  güç istasyonu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 In 1900 the town had its own power station to provide electricity for some businesses and homes.
power steering nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (engine-assisted steering system)hidrolik direksiyon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I can't even remember what driving was like before power steering was invented.
power strip nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electrical extension lead)güç uzatma kablosu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çoklu priz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can plug your PC, monitor, and so on into a power strip.
power supply nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (source of energy)güç kaynağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  enerji beslemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  güç sağlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
power tool nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (electric tool for woodworking, etc.)elektrikli alet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  motorlu alet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 That wood is too hard to carve by hand, you'll need a power tool.
solar power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (energy generated by the sun)güneş enerjisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
will power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (determination)irade gücü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kararlılık/motivasyon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'd like to give up smoking but unfortunately don't have the will power.
wind power nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (energy generated by the wind)rüzgar enerjisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  rüzgar gücü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Wind power is a viable alternative to energy from fossil fuels.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

power assist' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'power assist'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.