pole

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'pole', 'Pole': /ˈpəʊl/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/poʊl/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling'pole', 'Pole': (pōl)


Inflections of 'pole' (v): (⇒ conjugate)
poles
v 3rd person singular
poling
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
poled
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
poled
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."
Bu sayfada: pole, Pole, flagpole
'pole' 'flagpole' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'pole' is an alternate term for 'flagpole'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (long stick)sırık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Natalie used a pole to knock the ball out of the tree.
pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (tall wooden or metal post)bayrak direği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  direk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The major ran the flag up the pole.
pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Earth's North or South extremity)(kuzey, güney) kutup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Earth has two poles.
pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (magnet) (mıknatıs)kutup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A magnet has a north pole and a south pole.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (opinion: extreme end)uç fikir i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (battery) (pil)
  kutup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A battery has a positive pole and a negative pole.
pole viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (move with aid of a pole)sırık yardımıyla hareket etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The skier poled forward.
pole [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (push with a pole)sırıkla itmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  sırıklamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Hilary poled the punt along the river.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
Pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Polish person)Polonyalı, Leh i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My brother married a Pole.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
flagpole,
flag pole,
flag-pole,
pole
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(mast from which a flag is flown)gönder i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bayrak direği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Girl Scouts raised the flag on the flagpole.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
pole | Pole | flagpole
İngilizceTürkçe
fishing pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (rod used for angling)olta kamışı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Grab your fishing pole and we'll head to the river to catch some trout.
North Pole nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Earth's northernmost point)Kuzey Kutbu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
pole vault,
pole-vault
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(type of sport) (spor)sırıkla atlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My favourite track and field event is the pole vault.
pole vault,
pole-vault
viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived."
(do this sport)sırıkla atlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He pole vaulted his way to an Olympic gold medal.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'pole' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: shaft, post, rod, stick, mast, daha fazlası...
Eşdizimler: competes in pole vault, pole dancing, is a pole dancer, daha fazlası...

pole' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'pole'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.