perverted

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/pərˈvɜːrtɪd/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(pər vûrtid)

Bu sayfada: perverted, pervert

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
perverted adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (sexually abnormal)(cinsel) sapık, sapıtmış, sapkın s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
perverted adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (distorted, incorrect)çarpıtılmış, çarpık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The cult leader's perverted explanation of religion was disgraceful.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
pervert nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sexual deviant)sapık, cinsel sapık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The website will tell you if any perverts live in your neighbourhood.
pervert nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (lecherous person)sapık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My uncle is a pervert; he tries to hug and kiss all of my friends.
pervert vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (corrupt)(ahlâkını, vb.) bozmak, yozlaştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  çarpıtmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yanlış yola saptırmak, yoldan çıkarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
pervert [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (corrupt)bozmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yoldan çıkarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The corporation tried to pervert the law by offering bribes to city officials.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'perverted' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

perverted' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'perverted'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.