person

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈpɜːrsən/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈpɝsən/ ,USA pronunciation: respelling(pûrsən)

Inflections of 'person' (nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.):
people
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors."
persons
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (Mainly used in formal or legal contexts)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (human being)kişi, kimse, şahıs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Which person are you talking about? The mother or the daughter?
 Hangi kişiden bahsediyorsun? Anneden mi, kızından mı?
person,
plural: persons
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(law: natural person) (hukuk)gerçek kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 All companies and persons are subject to the regulation.
person,
plural: persons
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(law: juristic person) (hukuk)kişi, şahıs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 All persons having anything to do with this case should remain in court.
person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (grammar) (dilbilgisi)şahıs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The third person singular of the present tense of "to be" is "is".
person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (body)vücut, beden i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She doesn't like it when you touch her person.
person,
plural: persons,
people
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(literature, theater: character) (edebiyat, tiyatro)karakter, kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The play is about five persons on a desert island.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (philosophy: rational being)insan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  fert, birey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A person differs from an animal or object in his or her ability to reason.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
first person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (grammar: I, we) (tekil veya çoğul)birinci şahıs i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The pronoun in that sentence is in the first person.
first person n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (narrative: in the first person) (anlatım)ilk ağızdan, birinci ağızdan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The writer uses first person narrative throughout the entire novel.
in person advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in real life, in the flesh)bizzat z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  şahsen z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He was incredibly excited to see his favorite musician in person.
old person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (senior citizen, elderly individual)yaşlı insan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She was rather spry for an old person.
people person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal ([sb] who gets on well with others)insanlarla iyi geçinen kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sosyal insan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 John's a real people person: he can chat to anyone.
person in charge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (manager)müdür i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yönetici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The store clerk was rude to me, so I complained to the person in charge.
person in charge of [sth] nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (manager of [sth])sorumlu kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 To get access, you'll have to speak with the person in charge of security.
street person,
plural: street people
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(homeless individual)evsiz kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They didn't choose to be street people: they just don't have a home to go to.
third person nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (grammar: he, they) (dilbilgisi)üçüncü şahıs, üçüncü kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When I say "he spoke", I'm using the verb in the third person.
third person n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (narrative: in the third person) (anlatım, vb.)üçüncü kişi ağzıyla s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Most novels are written in the third-person narrative mode.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'person' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a [kind, friendly, nasty, violent, generous, sensible, responsible] person, a very important person, a [natural, living, artificial, normal] person, daha fazlası...

person' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'person'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.