persist

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/pərˈsɪst/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/pɚˈsɪst, -ˈzɪst/ ,USA pronunciation: respelling(pər sist, -zist)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
persist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (remain, continue)sürüp gitmek, devam etmek, sürmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  kalmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 If the rash persists for more than a day, see a doctor.
persist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (person: be insistent) (kişi)ısrarlı olmak, ısrar etmek, ayak diremek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  üstelemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
persist in [sth] vi + prep (continue with: behaviour, belief)ısrarla sürdürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
persist in doing [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (continue to do) (bir şeyi yapmakta)ısrar etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ısrarla yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  yapmaya devam etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He persists in scratching the scab so the wound hasn't healed.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'persist' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

persist' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'persist'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.