peer

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈpɪər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/pɪr/ ,USA pronunciation: respelling(pēr)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
peer nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (friend, colleague, etc.)meslektaş, akran i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His peers voted him best actor.
 Meslektaşları onu en iyi aktör seçti.
peer nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (member of British nobility)İngiliz asili, asil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lord Mountbatten was a Peer of the British Realm.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
peer nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (jury member)jüri üyesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 An accused person is entitled to be tried before a jury of his or her peers in some countries.
peer viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (look)dikkatle bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you peer closely, you can see the wind blowing the grass about.
peer viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (peep out) (bir aralıktan, vb.)dışarı bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 A frightened child in the cinema will sometimes peer between her fingers at the screen.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
peer out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (peek from inside or indoors)pencereden dışarı bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
peer group nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (contemporaries or colleagues)akran grubu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yaşıtlar grubu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I was the only one of my peer group to go to university.
peer pressure nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (feeling of needing to conform)akran baskısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  çevre baskısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Teenagers find it hard to resist peer pressure.
peer review nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (assessment by one's colleagues)akran değerlendirmesi, akran incelemesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  emsal değerlendirme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I completed a peer review of my co-worker's performance.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'peer' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: peered at her, [academic, professional, legal] peers, peer [review, support, education], daha fazlası...

peer' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'peer'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.