partner

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈpɑːrtnər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈpɑrtnɚ/ ,USA pronunciation: respelling(pärtnər)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (business associate)ortak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The chef was a business partner of the restaurant owner.
 Şef, lokanta sahibinin iş ortağıydı.
partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (spouse)eş, partner i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sleep can be difficult if your partner snores.
 Eşi horlayanlar için uykuya dalmak oldukça zordur.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (police: colleague) (polis)çalışma arkadaşı, görev arkadaşı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 While he searched the suspect, his partner searched the car.
partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] who dances with another)dans partneri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 John dances well, and Mary likes to be his partner in the waltz.
partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (in a game)tenis partneri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jane and Dave played tennis with John and his partner, Mary. Ray's bridge partner that night was a Frenchman.
partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (working on joint task) (aynı görev üzerinde çalışan)partner i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Work with a partner to create a role play based on the scenario you have been given.
partner with [sb] vi + prep US (associate as partners)ile ortak olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
partner [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (join with)işbirliği yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He partnered his brother in the cooking contest.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
business partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] in joint commercial arrangement)iş ortağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My business partner had to sign the note as joint owner.
partner in crime nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (criminal: accomplice)suç ortağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jen and Jeric are partners in crime.
partner in crime nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal (close associate) (mecazlı)suç ortağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yakın arkadaş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lovely to see you again, my dear. And is this gentleman your partner in crime?
silent partner,
also UK: sleeping partner
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative (business investor with no active role)sessiz ortak, idari işlere karışmayan küçük ortak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Dad's only a silent partner in the business: he never gets involved in decision making.
sparring partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (in boxing practice)(başka bir boksörle) antrenman maçı yapan boksör i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Oscar earned extra money serving as a sparring partner for the champ.
sparring partner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (in debates)kendisiyle sürekli tartışmaya girilen arkadaş/dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Your sparring partner in today's debate will be Simon Wilson.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'partner' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: partner up (together) for the [project, game], her [business, dance, tennis, life] partner, partner [offices, organizations, programs, institutions, sites], daha fazlası...

partner' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'partner'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.